3 kişi kendisini tutuyor, 5 arkadaşı var.
gün günden odamın şeklini alıyorum
işliyorum bu iniltili varlığı yeniden
kim bilir, duyuyorum yazgısını belki de
kuru bir dal parçasını içinden yiye yiye
dal olan bir böceğin
o garip yazgısını
ne ölüme benzer ne ölümsüzlüğe.
Bazı insanlar bir çok konu hakkında yersiz endişelere kapılırlar. Ama bir endişenin "yerli" mi "yersiz" mi olduğuna kimse karar veremez. Psikiyatristler, para kazanmaları gerektiği için bu "yersiz endişeler" tanımlamasını "anxiety, panic disorder" falan gibi bir sürü saçma adla yeniden tanımlayıp incilleri olan DSM'lere koymuşlardır. DSM'ler uydurmadır ve anksiyete diye birşey yoktur. Paranoya sahibi kişiler de iyileştirilmesi gereken kişiler değildir. Bunları aklınızda bulundurun.
Korku'nun genelde aşağı bir insan hissi olduğu düşünülür. Korkan, korktuğu için inanmadığı şeyleri yapan, yalan söyleyen ve saman altından su yürüten, düzenbazlık yapan, binbir dolap çevirmek zorunda kalan insanlar bu yüzden korktuklarını söyleyemezler. Bu köşe "ben tırsarım valla" diyebilen ve kendini cesurca ve takdir edilen davranışlarda bulunma zorunluluğundan muaf hisseden kişiler içindir. Bu kimseler insanlığın yüz karası olabileceklerini bildikleri halde kaygı, korku ve paranoya söz konusu olunca dürüstlük, açık sözlülük, değerlerini savunma gibi asilce olduğu düşünülen davranışları bir kenara bırakırlar ve korkularının gerektirdiğini yaparlar. İyi de ederler. Ünlü düşünür Ebu-ibn-cgi-bin'in de söylemiş olduğu gibi "Cesaret zalakların olayıdır."
Kapıyı kapatıp çıktık ve bir daha da görünmedik.